ReferenceError: Can't find variable: globalThis https://www.googletagmanager.com/gtag/js?id=G-YNGK514L9H:179 İstanbul Üniversitesi | Müze ve Kültür Miraslarının Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi

İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Müze ve Koleksiyonları





Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Müzesi

Müze koleksiyonu, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin ana bilim dalları, laboratuvarları ve eczanesinden, çeşitli hastanelerden, özel muayenehane ve eczanelerden, emekli doktor, diş hekimi, eczacı, hemşire ve ebelerden, vefat etmiş sağlık mensuplarının ailelerinden, sahaflardan ve eski eser satan dükkânlardan satın alma ve hibe/bağış yoluyla oluşturulmuştur.

Müzenin koleksiyonunda; Türk tıp tarihine ait el yazmaları, eski bitki kitaplarından kopya edilen bitki resimleri, Osmanlı minyatürlerinin tıp ile ilgili kopyaları, tıp eğitimi ile tanı ve araştırma amacıyla kullanılan cihaz, alet ve araçları, malzemenin kullanıldığı döneme ait eğitim, araştırma ve tanı laboratuvarlarını gösteren tarihi fotoğraf ve çizimler, ilaçla tedavi ve cerrahi tedaviye ait malzemeler, portreler, fermanlar, doktorlara verilen nişanlar, kokartlar ve rozetler, kişi ve kurumlara ait bilgi veren posterler ve belgeler yer alır.

Müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 16.02.2006 tarih ve B.16.0.KVM.0.10.00.03-708(34)20995  sayılı onayıyla Özel Müze olarak tescillenmiştir.




Jeoloji Müzesi

İstanbul Üniversitesi Jeoloji Müzesi koleksiyonunun oluşturulması, Vefa’daki Abdülkerim Paşa Konağı’nda bir Jeoloji Enstitüsü’nün (Arziyat Darülmesaisi veya Arziyat Enstitüsü) ilk kuruluş yılı olan 1915’e kadar uzanır. Enstitünün kurucusu olan ve başında bulunan Prof. Dr. Walther Penck’in gayretleriyle ve Asistanı Hamit Nafiz Pamir’in yardımlarıyla Avrupa’dan sağlanan destekle zengin bir kütüphane kurulmuş, çeşitli taş ve malzeme koleksiyonları, laboratuar aletleri temin edilmiştir. 1946 yılında Fen Fakültesi çatısı altında başlayan jeoloji eğitimi ile birlikte müze çalışmalarına tekrar başlanmıştır. Müze için görsel örneklerin sistematik ve tematik sergilenmesi için masif ahşap dolaplar yaptırılmış, yurt dışından fosil-mineral örnekleri ve koleksiyonları satın alınmış, dönemin bilimsel çalışmalarına ait örnekler derlenmiştir.

Genel olarak müzenin koleksiyonunda; iz, bitki, zengin mikro, omurgasız (invertebrata) ve omurgalı (vertebrata) fosil koleksiyonları, mineral, kayaç (magmatik, metamorfik ve sedimenter), kömür örnekleri ve jeolojinin çeşitli bilim dallarına ait eğitim amaçlı posterler yer alır.

Müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün 03.07.2012 tarih ve B.16.0.KVM.0.13.03.00-151.01.(34)147747 sayılı onayıyla Özel Müze olarak tescillenmiştir.


Bilezikçi Çiftliği

Bilezikçi Çiftliği, İstanbul’un kuzey alanında, Büyükdere sırtlarından Belgrad Ormanı ve tarihi su bentlerine kadar uzanan araziyi kapsar. Çiftlik, 1800’lü yıllarda Darphane Nazırı olan Boğos Bilezikçiyan tarafından kurulmuştur. Çiftliğin bilinen ikinci sahibi ise Mısır Hıdivi İsmail Paşa’nın İstanbul’daki mali işlerine bakan Abraham Paşa’dır. Bu yüzden bazı kaynaklarda çiftlik “Abraham Paşa Çiftliği” olarak da geçer. Abraham Paşa da, çiftliğin ilk sahibi Bilezikçiyan gibi İstanbullu bir Ermeni’dir. Çiftliğin üçüncü sahibi ise yakın tarihin en önemli isimlerinden Enver Paşa ve eşi Naciye Sultan’dır. Enver Paşa’nın I. Dünya Savaşı bitiminde ülkeyi terk etmesinin ardından Mahmut Muhtar Paşa çiftliğin sahibi olmuştur. Özel orman olarak işletilen çiftlik ormanı 1945’te 4785 sayılı kanunla kamulaştırılmış, sahipleri ve Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı arasında ormanın mülkiyetine ilişkin dava sürüp gitmiş, bu arada bir kısım arazi şahıslara (önce Şark Deri, sonra Alarko Holding) satılmıştır. Çiftik 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nin “Eğitim ve Araştırma Ormanı” olarak kamulaştırılmıştır.

Bilezikçi Çiftliği’nin içinde, aralarında av köşklerinin de olduğu tam beş konak yer alır. Ayrıca ahırlar, kümesler, çadırlar, çalışanların evleri de bu konakları çevreler. Tarihi Bilezikçi Çiftliği benzerine az rastlanan mimari altyapısı vardır. Çiftlik içindeki köşklerde, Fransa’dan gelen kiremitler, yekpare banyo mermerleri ve Abraham Paşa tarafından yaptırılan açılıp kapanabilen musluklar kullanılmıştır. Ayrıca köşklerde balkonların altına su sarnıçları yerleştirilmiş ve şarap mahzenleri yapılmıştır. Çiftlik sınırları içinde yer alan araziler bugün de ziyarete gidildiğinde görülebilecek Büyük Çınar’ın altındaki kapaktan kolayca kontrol edilen bir sistemle sulanmıştır. Evin içme suyu, İstanbul’un aranan içme sularından olan ünlü Neşet Suyu ve Sultan Suyundan tepelere kurulan sifon sistemiyle ulaştırılmıştır.

Çiftlik arazisinde yüzlerce yıllık kaynak suları, 600-700 yaşındaki sayılı “anıt” ağaçların yanı sıra nesli tükenmekte olan pek çok çınar çeşidi de bulunur. Çiftliğin arazilerinde bugün “Londra Çınarı,” “Ahtapot Çınar,” “Doğu Çınarı,” “Saplı Meşe,” “İkiz Çınar” ve “Atlas Sediri” gibi nadir türler vardır.

Bilezikçi Çiftliği binaları ve bitki çeşitliliği ile çok önemli olsa da asıl ününü Yeşilçam’dan almıştır. 1953 yılından itibaren Türk sinemasında çekilen pek çok filme ev sahipliği yapmıştır.

Orman Fakültesi Herbaryumu

İstanbul Üniversitesi'nin Sarıyer'de bulunan Orman Fakültesi içindeki ISTO Herbaryumu Türkiye’nin en kapsamlı odunsu bitki koleksiyonuna sahiptir. Eğitim ve bilim amaçlı kurulmuş koleksiyonda bitkilerin yaprak, çiçek ya da meyveli sürgünlerini içeren 30.000’den fazla örnek bulunmaktadır. Ayrıca yeni oluşturulan Türkiye’nin ilk fosil bitki koleksiyonunu da içeren bir herbaryum özelliği taşımaktadır.

Yaban Hayvanları ve Böcek Koleksiyonları

Yaban Hayvanları ve Böcek Koleksiyonları, İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı’na ait koleksiyonlardır.

1937 yılında Orman Entomolojisi ve Orman Koruma Enstitüsünü kurmak amacıyla Avusturya’dan Prof. Dr. Erwin Schimitschek davet edilmiş, yardımcılığına Abdülgafur Acatay getirilmiştir. Enstitünün kurulmasından sonra yurt çapında yapılan geziler ve çeşitli yollarla koleksiyonlar oluşturulmuştur. Özellikle böcek koleksiyonu barındırdığı türler açısından çok zengindir.

Prof. Dr. Adnan Berkel Ksilaryumu

Orman Fakültesi, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü, Orman Biyolojisi ve Odun Koruma Teknolojisi Anabilim Dalı’na ait koleksiyon, 1955 yılında Orman Mahsullerini Değerlendirme Kürsüsünde Prof. Dr. Adnan BERKEL tarafından “Dünya Ağaçları Koleksiyonu” adı altında kurulmuştur. Ksilaryumun kuruluş amacı, dünyanın farklı bölgelerinde yetişen ağaç türlerine ait odun örneklerini bir arada toplamak, gerek bilimsel araştırmalar ve öğretim, gerekse endüstriyel ve ticari amaçlara hizmet etmektir. Ksilaryuma daha sonraki yıllarda kurucusu olan Prof.Dr. Adnan BERKEL’in adı verilmiştir.

Koleksiyonun ilk yabancı odun örnekleri İngiltere Orman Ürünleri Laboratuvarından temin edilmiştir. Aynı zamanda Türkiye’de doğal olarak yetişen ağaç türlerinin odunlarına ait örnekler toplanmıştır. 1989 yılından sonra ticari değeri olan yabancı ağaçlara odaklanılmış ve koleksiyona, Orta-Güney Amerika, Afrika, Asya ve Pasifik bölgelerinden 35 ağaç türüne ait 1050 örnek katılmıştır. Günümüzde koleksiyonda bulunan yerli ve yabancı ağaçların cins ya da türlerine ait örnek sayısı yaklaşık 2.500’e ulaşmıştır. Ayrıca, koleksiyon içerisinde 52 adet yerli ve 11 adet yabancı ağaç türlerine ait enine, radyal ve teğet kesitleri içeren 725 adet mikroskopik slayt örneği de yer alır.

Ksilaryum Türkiye’den, Index Xylarium (Ksilaryumlar Indeksi)’da ISTUFw adını alarak Uluslararası Ksilaryumlar arasına girmiş Türkiye’deki ilk ve tek koleksiyondur.

Atatürk Arboretumu

İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi’ne bağlı Atatürk Arboretumu, Sarıyer ilçesinde, Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuştur. Sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Kirazlıbent ile 1916 yılında Neşet Hoca tarafından kurulan Türkiye’nin ilk fidanlığını barındıran Atatürk Arboretumu dünyadaki diğer arboretum ve botanik bahçeleriyle tohum ve fidan temini konusunda işbirliği içerisindedir. 1982 yılına kadar alt yapı ve dikim çalışmaları yavaşta olsa devam etmiştir. Bu tarihte Atatürk’ün 100. doğum yılı kutlamaları nedeniyle Atatürk Arboretumu adını almış ve 12.7.1982 tarihinde de Orman Bakanlığının en küçük idari birimi olan İşletme Şefliği statüsü kazanmıştır.